borsadanözgürlüğe

Gerçek Getiri Rehberi Bölüm 6 / 7

%4 kuralı Türkiye verisinde neden güvenli bir sabit değil

Finansal özgürlük hesaplarında en çok kullanılan sayı %4. Kural şöyle özetleniyor: birikimin yıllık giderinin 25 katına ulaştığında, ilk yıl birikimin %4’ünü çekersin ve sonraki yıllarda o tutarı enflasyona göre güncelleyerek yaşarsın.

Ayrımın altını çiziyorum, çünkü bölümün geri kalanı buna dayanıyor: çekilen tutar başlangıç birikimine göre belirlenip sabitleniyor. Her yıl o anki bakiyenin %4’ü değil. Bakiyenin yüzdesi çekilseydi hesap matematiksel olarak hiç tükenmezdi, sadece çekilen tutar küçülürdü — kuralın tartışılmasının sebebi de kalmazdı.

Kuralın ardında ciddi bir çalışma var. Ama o çalışma ABD piyasalarının uzun dönemli verisiyle yapıldı ve o verinin taşıdığı bir varsayımı da beraberinde getiriyor: reel getirinin yıldan yıla dar bir bantta kalması.

Türkiye verisinde o bant dar değil.

Kuralın gerçek varsayımı

Yaygın bir yanlış anlama, kuralın “düşük enflasyon” varsaydığıdır. Aslında kural zaten reel terimlerle kurulmuştur: çekilen tutar her yıl enflasyona göre güncellenir. Yani yüksek enflasyonun kendisi kuralı doğrudan bozmaz.

Kuralı zorlayan şey enflasyonun seviyesi değil, reel getirinin oynaklığı. Kural, kötü bir yılın ardından toparlanma gelmesine güveniyor. Oynaklık büyüdükçe, kötü yılın açtığı çukur da büyüyor.

Türkiye’de reel getiri ne kadar oynak

Ocak 2005 – Ocak 2026 arasındaki 21 takvim yılı için, Ocak’tan Ocak’a yıllık reel getiriler:

BIST 100Mevduat
Ortalama yıllık reel getiri+%7,3+%2,7
Standart sapma34,7 puan11,7 puan
Reel getirinin negatif olduğu yıl21 yılın 10’u21 yılın 6’sı
En kötü yıl−%51,2 (2008)−%23,4 (2022)

BIST 100’ün ortalaması iyi görünüyor. Yanındaki standart sapma o ortalamanın tek başına ne kadar az şey anlattığını gösteriyor: yıllık sonuçlar ortalamanın otuz puandan fazla iki yanına dağılıyor ve on yıl eksiyle kapanmış.

Mevduatın oynaklığı daha düşük ama tablo kendi içinde farklı bir sorun taşıyor: reel getirisi 21 yılın 6’sında negatif.

Çukurun geometrisi

Yüzdeler simetrik değil. 2008’de BIST 100’ün reel kaybı %51,2 oldu. Bu kaybın kapanması için gereken reel kazanç %51,2 değil, %104,9.

Ertesi yıl gerçekten +%92,5 geldi ve yine de başa dönülmedi.

Aynı asimetri arka arkaya gelen yıllarda daha da sertleşiyor. Mevduatın reel getirisi üç yıl üst üste negatif oldu:

YılMevduatın reel getirisi
2021−%19,5
2022−%23,4
2023−%14,1

Üçünün bileşik etkisi −%47,1. Bu çukurdan çıkmak için %88,9’luk bir reel kazanç gerekiyor.

Çekim varsa sıra önemli hale geliyor

Birikim büyürken getirilerin sırası sonucu değiştirmez; çarpma işleminde çarpanların sırası önemsizdir. Ama düzenli çekim yapılırken sıra önemli hale gelir, çünkü her çekim o anki bakiyeden yapılır.

Basit bir örnek. Başlangıç birikimi 1.000.000 lira ve kuralın öngördüğü biçimde her yıl başında bu tutarın %4’ü, yani 40.000 lira çekiliyor — enflasyona göre güncellendiği için reel olarak sabit bir tutar. Getiri olarak 2008 ve 2009’un gerçek BIST 100 reel getirileri kullanılsın (−%51,2 ve +%92,5), sadece sıraları değiştirilsin:

Sıraİki yıl sonundaki birikim
Önce kötü yıl824.742 TL
Önce iyi yıl882.222 TL

Aynı iki getiri, aynı iki çekim, 57.480 lira fark. İki yılda. Bunun sebebi kötü yılın küçülttüğü bakiyeden aynı tutarın çekilmesi: çekim, kalan sermayenin daha büyük bir yüzdesini alıp götürüyor ve toparlanma daha küçük bir tabandan başlıyor.

Aynı hesabı mevduatın 2021–2023 reel getirileriyle yürüttüğümüzde 1.000.000 lira, yıllık 40.000 liralık reel çekimle üç yılda 447.499 liraya iniyor. Birikimin yarısından fazlası üç yılda erimiş. Hiç çekim yapılmasaydı 529.338 lira kalacaktı.

Bu iki sayının farkı da ayrıca öğretici. Üç yılda 120.000 lira çekilmiş ama birikim, çekim yapılmayan duruma göre yalnızca 81.839 lira daha azalmış. Reel getirinin negatif olduğu bir dönemde erken çekilen para, kalsaydı uğrayacağı kaybın bir kısmına maruz kalmıyor. Bunun anlamı çekimin faydalı olduğu değil; asıl hasarın çekimden değil, üst üste gelen negatif reel getirilerden geldiği.

Bu ne anlama geliyor, ne anlama gelmiyor

Anlamı şu: %4, Türkiye verisinde güvenli bir sabit değil. Bir hesap başlangıcı olarak kullanılabilir ama bir güvence olarak kullanılamaz.

Anlamı şu değil: doğru sayı %3 ya da %2,5. Bu bölüm bir oran önermiyor. Söylediği tek şey, oranın bir tahmin değil bir risk tercihi olduğu. Oranı düşürmek hedefi büyütür ve birikim aşamasını uzatır; oranı yükseltmek hedefi küçültür ve çekim aşamasında paranın tükenme ihtimalini artırır. İkisi arasındaki dengeyi kimse senin adına kuramaz, çünkü bu bir veri sorusu değil.

Finansal Özgürlük Hesaplama aracı bu yüzden tek bir oran dayatmıyor; üç oranı yan yana gösterip kararı bırakıyor.

Bu bölüm formülün bölenini ele aldı. Sonraki bölüm bölünene, yani kendi aylık giderine bakıyor — ve gider tahminindeki hatanın hedefe birebir nasıl geçtiğini gösteriyor.


Sayıların kaynağı: BIST 100 aylık ortalama ve mevduat faizi oranları TCMB EVDS, tüketici fiyat endeksi TÜİK. Yıllık getiriler Ocak ayı değerlerinden hesaplanmıştır; mevduat, her ay o ayın ortalama oranıyla yenilenen bir hesap olarak modellenmiştir. Standart sapmalar ana kütle böleniyle (n) hesaplanmıştır; örneklem böleni (n−1) kullanılsaydı değerler bir miktar büyük çıkardı. Sıra örneği, işlem masrafı ve vergi içermeyen sadeleştirilmiş bir hesaptır. Geçmiş veri gelecek için bir vaat değildir.