borsadanözgürlüğe

Gerçek Getiri Rehberi Bölüm 7 / 7

Özgürlük sayını nasıl belirlersin

Özgürlük sayısı, çalışmak zorunda kalmadan giderlerini karşılayabileceğin birikim tutarı. Formülü kısa:

hedef birikim = aylık gider × 12 ÷ yıllık çekim oranı

Zor olan formül değil, içine konan üç girdi: gider, çekim oranı ve hesabın hangi paranın cinsinden yapıldığı. Bu bölüm üçünü sırayla ele alıyor.

Hesap bugünün parasıyla yapılır

Gelecekteki bir tutarı hedef olarak koymak, hedefi ölçülemez hale getiriyor. Sebebi basit: nominal bir hedef, sen ona doğru yürürken küçülüyor.

Ocak 2021’de “5 milyon lira bana yeter” diyen biri düşünelim. Temmuz 2026’ya gelindiğinde aynı alım gücü yaklaşık 41 milyon liraya karşılık geliyordu. Kişi hedefine yaklaşmış olabilir ama hedef ondan daha hızlı uzaklaşmıştı.

Bu yüzden bu sitedeki hesapların hepsi bugünün parasıyla yapılıyor. Hem gider hem birikim hem de getiri beklentisi reel olarak giriliyor. Böylece hedef sabit kalıyor ve ilerlemen ölçülebilir bir şey haline geliyor.

Aynı sebeple getiri beklentisi de nominal değil reel olarak giriliyor. %40 nominal getiri, enflasyon %45 ise seni hedefe yaklaştırmıyor.

Birinci girdi: aylık gider

Bu, hesabın en çok gözden kaçan parçası. Çünkü hata buradan çıkıp sonuca birebir geçiyor: gider tahminin %10 yanlışsa hedef birikimin de %10 yanlış oluyor. Formülde gider payda değil, çarpan.

Sayısal karşılığı: aylık 60.000 lira gider ile %4 çekim oranında hedef 18.000.000 lira. Gider 70.000 liraya çıktığında hedef 21.000.000 liraya çıkıyor. Üç milyon liralık fark, tek bir tahmin hatasından.

Bu yüzden gideri tahmin etmek yerine ölçmek daha güvenilir bir başlangıç: son on iki ayın gerçekleşmiş harcaması, düzensiz kalemler dahil. Yıllık sigorta, vergi ve bir kez ödenen büyük kalemler on ikiye bölünüp aylığa yedirilmezse hesap sistematik olarak düşük çıkıyor.

Gideri düşerken de aynı özen gerekiyor. Çalışmayı bırakınca ulaşım ve yemek giderleri düşebilir; sağlık sigortası, boş zaman ve ısınma giderleri artabilir. Bunlar kişiye bağlı, bu yüzden burada bir katsayı veremem.

İkinci girdi: çekim oranı

Bir önceki bölüm bunun neden bir tahmin değil bir tercih olduğunu anlattı. Sonuç olarak tek bir sayı değil, bir aralık çıkıyor.

Aylık 60.000 lira gider, yani yıllık 720.000 lira için:

Yıllık çekim oranıHedef birikim
%324.000.000 TL
%418.000.000 TL
%514.400.000 TL

Tek bir tercih, hedefi 9,6 milyon lira oynatıyor. Aradaki oran 1,67 kat.

Bu aralığı bir belirsizlik olarak değil, bir karar alanı olarak okumak daha doğru. Nerede durduğun risk tercihine, işine devam edip edemeyeceğine ve başka gelir kaynaklarının olup olmadığına bağlı — yani hesabın değil, senin koşullarının sorusu.

Üçüncü girdi: reel getiri beklentisi

Bu girdi hedefin büyüklüğünü değil, hedefe giden sürenin uzunluğunu belirliyor. Ve rehberdeki en kırılgan girdi bu, çünkü geçmişin ortalaması geleceğin garantisi değil.

Bir önceki bölümdeki tablo, Türkiye’de yıllık reel getirilerin ortalama etrafında ne kadar geniş dağıldığını gösteriyordu. Buradan çıkan pratik sonuç, tek bir reel getiri değeriyle yapılan hesabın kırılgan olduğu. Beklentiyi birkaç farklı değerde deneyip sürenin nasıl değiştiğini görmek, tek bir sayıya güvenmekten daha çok bilgi veriyor.

Süre çok uzun çıkıyorsa ya da hiç çıkmıyorsa, bu hesabın bozuk olduğu anlamına gelmiyor. Girdilerin o kombinasyonunda hedefe ulaşılamadığı anlamına geliyor ve bu da bir bilgi.

Sayının gösterdiği ve göstermediği

Bu hesap, birikimin giderlerini karşılamaya yettiği noktayı gösteriyor. Göstermediği şeyler var ve bunları hesabın dışında tutmak daha dürüst:

Sağlık harcamalarındaki büyük ve öngörülemez sıçramalar, konut sahipliği durumundaki değişiklikler, bakmakla yükümlü olduğun kişilerin durumu ve kendi giderlerinin yıllar içinde değişmesi. Bunların hiçbiri tek bir çarpanın içine sığmıyor.

Ayrıca sayı sabit değil. Giderin değiştikçe hedefin de değişiyor. Bu bir kusur değil, hesabın doğası: özgürlük sayısı bir kere hesaplanıp bir kenara konan bir şey değil, giderinle birlikte güncellenen bir ölçü.

Rehberin sonu

Yedi bölüm boyunca tek bir şey yaptık: gösterilen sayı ile gerçek sayı arasındaki farkı ölçtük. Nominal ile reel arasındaki farkı, düz toplam ile gerçek maliyet arasındaki farkı, tanıtımdaki katkı ile hak edilen katkı arasındaki farkı.

Bunların hiçbiri hangi yatırımın yapılacağını söylemiyor. Söylediği tek şey, yapılanın sonucunun nasıl ölçüleceği. Ölçü doğru olduğunda karar hâlâ senin, ama en azından doğru bir sayıya bakarak veriyorsun.

Özgürlük bir slogan değil, bir sayı. O sayıyı hesaplamak için Finansal Özgürlük Hesaplama, geçmişteki bir tutarın bugünkü karşılığı için Enflasyon Hesaplama var.


Alım gücü karşılığı hesabında kullanılan tüketici fiyat endeksi TÜİK verisidir. Hedef birikim tablosu formülün doğrudan uygulanmasıdır. Geçmiş veri gelecek için bir vaat değildir.