Nominal getiri neyi göstermiyor
Bir yatırımın “%819 kazandırdı” cümlesi tek başına hiçbir şey anlatmaz. Anlatmadığı şey şu: aynı dönemde fiyatlar kaç katına çıktı?
Aynı dönem, iki farklı cevap
Ocak 2021 ile Temmuz 2026 arasına bakalım. BIST 100 endeksi aylık ortalama olarak 1.528,48’den 14.049,41’e çıktı. Paran 9,19 katına çıkmış. Nominal getiri +%819,2.
Aynı beş buçuk yılda TÜİK tüketici fiyat endeksi 8,21 katına çıktı. Yani Ocak 2021’de 1.000 liraya aldığın sepet Temmuz 2026’da 8.205 liraya çıkmıştı.
İki çarpanı yan yana koy:
| Ölçü | Çarpan |
|---|---|
| Paranın büyümesi | 9,19 |
| Fiyatların büyümesi | 8,21 |
| Alım gücündeki değişim | 1,12 |
Alım gücün %12 arttı. Beş buçuk yılda. Aynı yatırım, aynı dönem, aynı veri. Bir cümle %819 diyor, diğeri %12.
İkisi de doğru. Fark, neyi ölçtüklerinde.
Nominal getiri neyi ölçer
Nominal getiri liranın miktarındaki değişimi ölçer. Bu geçerli bir ölçüdür; vergi matrahı da, kredi taksiti de nominal hesaplanır.
Sorun ölçünün kendisinde değil, tek başına gösterilmesinde. Nominal getiri “cebindeki lira sayısı arttı mı” sorusuna cevap verir. Çoğu insanın merak ettiği soru ise “bu parayla daha fazla şey alabiliyor muyum” sorusudur ve bu ikisi ayrı sorulardır.
Türkiye’de bu ayrım pratikte büyür. Fiyatların yılda %5 arttığı bir yerde iki sayı birbirine yakın durur, karıştırmak pahalıya patlamaz. Fiyatların beş buçuk yılda sekiz katına çıktığı bir yerde iki sayı arasında yedi yüz puandan fazla fark oluşur.
Aynı dönemin ikinci örneği
Aynı Ocak 2021 – Temmuz 2026 penceresinde bankaların ortalama mevduat faizine bakalım. Her ay o ayın ortalama oranıyla yenilenen bir mevduat nominal olarak +%668,3 getirmiş. Yedi buçuk katından fazla.
Aynı hesabın alım gücü karşılığı: −%6,4.
Ekranda görünen sayı yedi kat büyümeyi anlatıyor, alım gücü ise küçülmüş. Burada kimsenin yanlış bir şey söylediği yok. Faiz oranı doğru, hesap doğru, sonuç doğru. Eksik olan tek şey karşılaştırma noktası.
Neden nominal göstermek yaygın bir alışkanlık
Birkaç pratik sebebi var.
Nominal getiri iki sayının oranıdır; hesaplamak için ek veri gerekmez. Reel getiri hesaplamak için tüketici fiyat endeksi serisine, o serinin aylık çözünürlüğüne ve doğru baz yılına ihtiyacın var. Bu veri kamuya açık ama bir uygulamaya bağlamak iş demek.
Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde nominal getiri ayrıca daha büyük bir sayıdır ve büyük sayı ekranda daha iyi durur. Bu bir kötü niyet iddiası değil, sadece varsayılan seçimin neden o yönde olduğunun açıklaması.
Ve nominal getiri göstermek yanlış değildir. Yalnızca eksiktir. Eksik bilgi yanlış bilgiden daha zor fark edilir, çünkü gösterilen sayıda düzeltilecek bir hata yoktur.
Üç sayıya birden bakmak
Bu sitedeki araçlar bir getiriyi üç ayrı bazda ölçer:
Nominal TL — lira miktarındaki değişim. Vergi ve borç hesapları için doğru baz.
Dolar bazında — aynı yatırımın başka bir para biriminde karşılığı. Kur hareketini ayırır; alım gücünü ölçmez.
TÜFE’ye göre reel — alım gücündeki değişim. Harcamalarını lirayla yapıyorsan asıl sorunun cevabı burada.
Üçü aynı ekranda durduğunda hangi sayının neyi anlattığı görünür hale gelir. Rehberin geri kalanı bu üç sayının nasıl hesaplandığını, her birinin neyi anlatıp neyi anlatmadığını ve hesaplarken en sık nerede hata yapıldığını ele alıyor.
Kendi yatırımın için üç sayıyı yan yana görmek istersen Reel Getiri Hesaplayıcı bunu yapıyor. Sonraki bölüm reel getirinin nasıl hesaplandığını ve çok yaygın bir hesap hatasını anlatıyor.
Sayıların kaynağı: BIST 100 aylık ortalama ve mevduat faizi oranları TCMB EVDS, tüketici fiyat endeksi TÜİK. Örnekteki dönem kapalı bir geçmiş penceredir; geçmiş veri gelecek için bir vaat değildir.